Loading...

Dijital Karantina vs Karantinadan Çıkış!

Ahmet Ümit BAYRAM - [email protected]

Ahmet Ümit BAYRAM’ın kaleminden, Dijital Karantina ve Çözümleri:

Dijital Karantina vs Karantinadan Çıkış!

Dijital Karantina:

Her gün sokakta kameralar tarafından izleniyoruz. Arkadaşımızla ettiğimiz sohbette geçen kelimeler aynı gün karşımıza reklam olarak çıkıyor. Yapay zeka teknolojisi sayesinde Google bizi bizden daha iyi tanıyor. Attığımız tweetlerden karakter ve duygu analizimiz yapılıyor. Devlet, internet trafiğimizi logluyor. Kim hangi videoyu kaç dakika izledi, hangi sitede kaç saniye kaldı, her şeyi biliyor. Bizler günde 10.000 adım atıp sağlıklı yaşadığımıza sevinedururken cebimizdeki “akıllı” ajanlar her adımımızı takip ediyor. İndirdiğimiz “masum” bir fal uygulaması, mahremiyetimizin iplerini küresel güçlerin eline tutuşturuveriyor.

Kapitalizm, dataizm’e göz kırparken; sıfır ve birlerin dünyasında, uykuda kaldığımız süreden tutun da kalp ritmimize kadar her şey bir veri artık. Ahmaklığımız yüzünden data diktatörlerine kaptırdığımız bu veriler işlenerek, kitlesel manipülasyon, toplum mühendisliği gibi bir çok alanda kullanılarak egemenlerin kirli çıkarlarına hizmet ediyor.

Şifrelediğin klasörü yalnızca sen görebilirsin öyle değil mi? Whatsapp yazışmaların da sadece sen ve muhatabın arasında. Instagram’da paylaştığın hikâyeler de 24 saat sonra siliniyor zaten…

Hayır!

Dijital bir karantina altındayız. Sürekli izleniyor ve gözetleniyoruz!

Ve sen tüm bunlara rağmen, laptop’unun kamerasını bantlayarak mahremiyetini koruduğuna inanıyorsun. Bill, Mark ve Jack, partnerinle hangi pozisyonda sevişmekten hoşlandığına kadar biliyor ama olsun, sen kameranı bantladın ve için rahat.

Seçim günü arkasına geçtiğin paravanda yalnız mıydın? Netflix’te yeni başladığın diziyi izlemeye tek başına mı karar verdin? Okuduğun o saçma magazin haberine tıklayan senin ellerin miydi?

Hayır!

Dijital bir karantina altındayız. Sürekli yönlendiriliyor ve manipüle ediliyoruz.

Gün içindeki kararlarının hemen hepsi başkaları tarafından alınıyor. Algın, Silikon Vadisi’ndeki trilyoner patronlarca her gün yeniden şekillendiriliyor ama olsun, senin desteklediğin parti iktidara geldi ve için rahat!

Haydi şimdi bırak o selfieye “like” atmayı ve ilk kez gerçekten hür iradenle bir karar ver:

Ya;

Sök laptopundaki bandı ve bak o delikten içeri:

Gör her an ensende olan takip mekanizmasının dişlilerini…

Gör en “özgür seçim”lerinin bile önceden dizayn edildiğini…

Ve algoritmaların hegemonyası altında ezilen “insan” için bir şeyler yap!

Ya da;

Bir “like” daha fırlat siberuzaya…

 

Karantinadan Çıkış:

  • Sansürü Atlat:
    İnternet doğası itibariyle özgür bir ortam. Fakat suyun başını kesen “otorite”ler, bu özgürlüğü kısıtlamak için birtakım mekanizmaları devreye sokmaktan asla geri durmuyor.
    Bunlardan en yaygın olanı ise sansür mekanizması. VPN servisleri ve özellikle TOR networkü kullanarak sansür mekanizmasını kolayca atlatabilirsin.

  • Gözetimden Kaç:

    TOR networkü yalnızca sansürü atlatmakla kalmaz, aynı zamanda internetteki etkinliğini takip etmek isteyenlerden, hükümetler ve reklam verenlerden kurtulmanı sağlar.

  • Üçüncü Kişileri Kov:

    Günlük iletişiminde gizliliği sağlamak için de Wickr Me vb. gibi kripto-chat uygulamalarını tercih et. Üçüncü kişileri sohbetine dâhil ve ortak etme.
    Mail yazışmalarında ise ProtonMail gibi şifreli iletişim sağlayan mail servislerini kullan.

    • E.N
      Alternatif olarak, tutanota.com da tercih edilebilir, aynı zamanda Tutanota dergimizin mail sponsorudur.
  • Yazılımla Özgürleş:

    Kaynak kodlarına erişemediğin her yazılım potansiyel bir tehlikedir. Dolayısıyla başta işletim sistemin olmak üzere, özgür yazılımı dijital yaşamının olmazsa olmaz bir parçası olarak gör.

  •  “Ana Akım”dan Uzak Dur:

    Manipülasyondan ve algı yönetiminden zihnini korumak için ana akım medya ve sosyal mecralardan uzak kalmalısın. Bunun için Reddit, Medium vb. gibi alternatif mecraları deneyimleyebilirsin.

  •  “Google’a Elveda de:

    En yaygın kullanılan arama motoru olan Google’ın, yaptığın tüm aramaları depoladığını hatrından çıkarma. DuckDuckGo gibi kişisel verileri saklamayan ve seni reklamlarla takip etmeyen arama motorlarını kullanmaya kendini alıştır. (Alternatif, Startpage)

  • Ketum Ol:

    Sistem, her duygunu, her fikrini hatta hayatının her anını “ağ” ile “paylaş”manı salık verir. Bunun yalnızca suni bir dayatmadan ibaret olduğunun farkına var ve mümkün mertebe “özel”ini sosyal medyada sergilemekten kaçın. Kişisel bilgilerini içermeyen anonim hesaplar kullan.

  • Uyanık Ol:

    Akıllı telefonların esasen bir gözetleme aracı olduğunu bil ve kullanırken diğer maddelere uymakla beraber, indirdiğin uygulamaların istediği izinleri vermekte cömert davranma.

  • Örgütlen:

    Dijital haklar, internet sansürü, kitlesel gözetim vb. üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla dirsek teması kur.

  • Konfor Alanını Terk Et:

    Bütün bunları yapabilmen için gerekenlerden belki de en önemlisi kullanım alışkanlıklarını değiştirmen olacak. En zoru da bu değil mi? Yavaş ve sistemli değişikliklerle bunu başarabilirsin.

    “Şimdi değilse ne zaman?”