Loading...

İnternet Bir İnsan Hakkıdır

Arka Kapı Dergi

Geçtiğimiz 10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Bildigesi’nin 70. yıldönümü idi.

Spartaküs’den günümüze insanlığın tırnakları ile yazdığı bir destanın en billur hali.

Bu evrensel haklar manzumesinde yer alan iki madde Arka Kapı Dergi’nin en önemli düsturları arasında yer alıyor.

İlki bildirgenin 12. maddesinde ifade bulan özel hayatın gizliliği meselesi. Yani hiçkimsenin özel hayatının, ailesinin, konutunun, iletişiminin keyfi müdahalelere, izlenmeye, zapt u rapt’a maruz kalmaması. Üstelik bu özel durumunun taraf devletlerce tüm yasal imkânlar seferber edilmek suretiyle güvenceye alınması.

İlk sayımızdan bu yana internette gizliliği yani anonymity’i üstüne basa basa tekrarlamamız işte bu yüzden.

Dergimizin kırmızı çizgilerinden bir diğeri ise evrensel insan hakları sözleşmesinin 19. maddesi yani bireylerin düşünce ve ifade hürriyeti.

İfade hürriyeti olmadan düşünce hürriyetinin bir anlamı olmayacağı açık. İfade hürriyeti olmadan, düşünce hürriyeti ile hepimiz Rodin’in düşünen adam heykelinden farksız, pösteki sayan delilere dönmeyecek miyiz? Öyle ise kişinin sadece kafasının içerisinde düşünmesi değil, hiçbir baskı altında kalmadan bu fikirlerini ifade edebilmesi de temel meselelerimizden biri olmalı.

Kişi, fikirlerini hem ifade edebilmeli, hem de herhangi bir kısıta maruz kalmadan fikirlerini yayma hürriyetinden de mahrum edil(e)memeli.

Biz henüz bu sınırlara erişmeye çalışırken, insanlık üçüncü kuşak insan haklarını konuşuyor, internet erişim hakkını!

İnternet erişim hakkı 2011 yılında temel bir insan hakkı olarak Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi. Aynı yıl Avrupa Konseyi de benzer bir karar aldı.

Erişim yasaklarının hâlâ söz konusu olduğu ülkemiz bu iki uluslararası sözleşmenin de imzacısıdır. Olsun hiç değilse niyetimiz temiz!

Avrupa ülkelerinin çıtayı yükseltip, geniş bant interneti insan hakları cümlesinden saydığı ve hane başına 100Mbps’lik internet eşiğini belirledikleri bir dünyada, bizler Adil Kullanım Kotası’nın kaldırılması kararının yürürlüğe girmesi arifesinde, servis sağlayıcıların fiyat etiketi değişikliği seferberliğine tanık olmaktayız.

Uygulamanın ruhundan fersah fersah uzak, fiyat değişikliği hamlesinden öteye gidememiş, ruhlarda heyecandan çok kaygı uyandırmış, otoritenin kutsal ruhlarını yardıma, gözü doymaz şirketleri amana çağırdığımız bir süreç!

Şark kurnazlığına müracaat eden servis sağlayıcılar, kârdan zarar mantığı ile bir dizi düzenlemeye gitmiş; adil kullanım kotasının söz konusu olduğu dönemlerde kota sonrası hız düşüm eşiğinin dahi altındaki rakamları “sınırsız” internet adına pazarlama telaşındalar.

Özel şirketlerin kararlaştırdığı bu oranlara bir zahmet BTK’nın ilgi buyurup çeki düzen vermesini bekliyoruz.

Oysa bu denklemde eksik olan sivil toplumun, mesleki birliğin inşasının bir ufuk çizgisi olarak dahi gündemimizde olmaması ne acı!

Niçin bu alanda ciddi bir sivil toplum baskısı kurulamıyor? Niçin birileri adil kullanım kotasının kalkması gibi harikulade bir hamlenin gerçek manasının altını çizmiyor? Bunu yapacak kuvvet şüphesiz sivil toplumun kendisidir.

İnternet erişim hakkı, internette gizlilik bugünün temel insan haklarındandır.

İnternet, merhum Mustafa Akgül Hoca’mızın ifade ettiği gibi yaşamdır.

Ahir ömrünü bilişim teknolojilerinin gelişmesine, yaygınlaşmasına, hepsinden de öte özgürleşmesine vakfeden Mustafa Akgül Hoca’yı bu vesile ile rahmet ve minnet ile anıyoruz.